Karakter Renklerimiz ve Takıntıya Dönüşebilen Huylarımız

yorumsuz
1.364
Karakter Renklerimiz ve Takıntıya Dönüşebilen Huylarımız
image_pdfimage_print

Huy, karakter, alışkanlık gibi kavramlar yakın ve bazen birbirlerinin yerine ikame edilerek kullanılıyor. Psikoloji eğitim geçmişi bulunan veya özel ilgisi olan kişiler müstesna edilirse, eşdeğer şekilde kullanıldıklarını da söyleyebiliriz. İfade ettikleri anlamların şiddeti ve keskinliği arttıkça Takıntı/Saplantı (Obsesif-Kompülsif Bozukluk) gibi Psikiyatrik hastalıklara dönüşüyorlar.  Olayın ahlaki ve dini boyutlarını da katınca, bu sefer iyi ve kötü huy ve alışkanlıklar ile dini vesveselerin (evham) sevap/günah etkileri nedeniyle, çekici – itici duygusal dürtülerin çatışmaları, durumu daha da karmaşık bir hale dönüştürüyor. Davranışlarımızın ortaya çıkmasında ve şekillenerek basma kalıp tavırlar arasına girmesinde, toplumsal etkileşim ve kişisel tatmin veya gereksinim duyguları rol oynar. Bazen kaçınmaya, bazen de takdir ve teşvik ile olumlu tekrara neden olurlar. Sigara içme alışkanlığına yıllar önce verilen değer ile bugünkü durum arasındaki dinamik fark güzel bir örnektir.

İnsanların karakter yapılarının analizinde çeşitli sınıflama ve değerleme tanımları ortaya konulmuş. Bunlardan birisi de karakter renkleridir. Genel olarak 4 renkten söz edilir. Her insanda bu renklerden bir ton bulunur. Ancak bazılarında belirli bir rengin hakimiyeti veya iki rengin dengelenmiş baskınlığı da görülebilir.
SARI: Çılgın bir renktir, neşeyi ve hareketi simgeler. Özgürlüğüne düşkün, kurallarla ve düzenle pek arası olmayan uçuk tasarımlar yapabilme yeteneği doğal şekilde bulunan kişileri temsil eder.
MAVİ: Asaleti ve ciddiyeti simgeleyen bir renktir. Tertipli, düzenli, kuralcı ve disiplini seven insanlar bu gruba girerler.
KIRMIZI: Canlı ve dikkat çekici bir renktir. Gücü, kararlılığı ve sahiplenmeyi simgeler. Güçlü, kararlı ve yönetme eğilimli kişiler bu renkle simgelenir.
YEŞİL: Rahatlatıcı ve huzur verici bir renktir. Sükuneti ve uyumu simgeler. İdeal takım üyesi, fedakar, çatışmadan kaçınan, girişimcilik yanı pasif kalabilen insanlardır.

İnsanlar sadece renk yapılarına göre tanımlanamaz. Her insan, eşsiz bir sistemler bütünüdür. Bu bütünlüğe etki eden çok sayıda değişken söz konusudur. Yaş, cinsiyet, eğitim, aile ve toplum çevresi, dini inançlar, burç nitelikleri, sağlık durumu, ekonomik seviye, beden yapısı gibi pek çok etki alanı insan yapısını düzenler ve geliştirir. Yani söz konusu insan olunca, hiç bir şey kesin değildir. Her şeyin bir anlamı ve etkisi söz konusu olabilir. Yaratılmışların en şereflisi olarak, Yaratıcımız Allah Azze ve Celle‘nin doğrudan muhatap alıp, emanetler vermeyi lütfettiği insan olmak böyle bir potansiyeli gerektiriyor demek ki.

Bu yazımda, genel olarak mavi karakterli insanların, iç ve dış kaynaklı kurallara uymak için gösterdiği hassasiyetin normal ve patolojik seviyelere ulaşabilen bazı durumlarını irdelemeye çalışacağım.

Kurumsallaşan alışkanlıklara en güzel örnek Sünnet-i Seniyye’dir. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) hane-i saadetlerinde ve diğer sosyal ortamlardaki her davranışı ve tavsiyeleri 1500 yıldır Müslümanlar tarafından basma kalıp davranış olarak örnek alınır ve özenle uygulanmaya çalışılır. Bu durum İslam toplumlarının genel karakterini etkilemiş ve alamet-i farıka haline gelmiştir. En Sevgiliye benzemek için günlük davranışlar içinde tutulmaya çalışılan bu tavırların terk edilmesi veya yapılamaması belirli bir kaygıya da neden olur. Örneğin; Abdest alırken, kollarımızı yıkadığımızda acaba dirseklerime kadar ıslatabildim mi şüphesi ile hassas davranıp kontrolcü davranışlar gösterebiliriz. Bu duruma özen endişesi, takva azmi veya benzer olumlu yaklaşımlar söylenebilir ve hatta teşvik edilir. Ama, iyi yıkanmadı veya temizlenmedi şüphesiyle onlarca kez bol suyla yıkamak ve yine rahat edememek sıkıntılı bir durumdur. Dini literatürde buna vesvese deniliyor. Temel kaynağı, kovulmuş ve lanetlenmiş olan Şeytandır. İnsanların özellikle ibadet yaparken veya hazırlanırken içlerinde oluşan şüphe, kuruntu ve tereddüt gibi rahatsız edici duygulara denir. Kişinin vesvese etkisinde kalması huzurunu bozar, kendisine olan güveni sarsılır ve ibadetinden lezzet alamadığı gibi, uzaklaşmasına da neden olabilir. Vesveselere erken zamanda müdahale edip gidermek gerekir. Geç kalındığında veya yanlış yaklaşımlarda bulunulduğunda zarar etkisi daha çok olur. Vesveseden muzdarip kardeşlerime Bediüzzaman Said Nursi‘nin “Vesvese Risalesini” okumalarını veya bilen birisinden açıklamasıyla dinlemelerini tavsiye ederim.

Yeşil karakterliler kurallara uyarlar, mavi karakterliler ise; hem kurallara uyar, hem de kendileri kurallar koyarlar. Üstelik kendi kurallarına uyulmasını da beklerler. Ama bu bekleyiş sınırlı bir güce dayanır. Kuralları uygulatmak için gereken gücü kullanabilenler ise kırmızı karakterlerdir. Mavilerin kural ve tedbir takıntısı bazen olayların gerisinde kalmalarına ve fırsatları kaçırmalarına da neden olabilir.

Mavi karakterli birisini gıcık etmenin en hızlı yolu, yaşam veya çalışma alanında oluşturduğu tertip ve düzeni bozmaktır. Sarı karakterli insanların görüntüsü bile mavileri irrite edebilir. Çünkü sarılar rahattır, dağınıktır, ehli keyif takılır. Kılık kıyafetinden saç sakal şekline kadar ben sarıyım diye bağırır, görebilene. Mavileri düzenli hallerinden, uyumlu ve üniforma gibi özenli kıyafetlerinden, derli toplu yaşam ve çalışma alanlarından kolayca fark edebilirsiniz. Simetriyi severler, bazıları başkalarının mekanlarındaki simetriye bile takılır ve müdahale etmekten kendilerini alamazlar. Dağınık kitap veya gazeteleri düzenler, çerçeveleri hizalar, sandalyelerin masalara olan mesafesini ayarlar ve bunlar gibi başkalarını rahatsız etmeyen ama onları geren düzensizlikleri gidererek rahatlarlar. Her şey zıddı ile bilinir veya kaimdir ilkesine göre, mavi renkli insanları dengeleyen ve aşırılıklarını törpüleyenler sarı renkli insanlar olur. Mesela, ev hayatında mavi renkli ve bazen kural despotu olabilen babaların duygusal şiddetinden çocukları koruyabilecek ve nefes almalarını sağlayabilecek sarı renkli annelerin varlığı büyük bir nimet sayılır, her iki taraf içinde. Sarıların da tedavisi mavi ile olur çünkü. Bizden biliyorum! Yeri gelmişken merak edenler için, kırmızı-mavi olduğumu da söylemiş olayım. Sizde kendinizin ve en yakınlarınızın renklerini biliyor musunuz?

Kaynaklar:

  1. Ana görsel: http://hr.tsu.edu/development-for-manager/
  2. Metin içi görsel: https://fonolo.com/blog/2014/07/does-personality-matter-for-call-center-agents/
  3. http://www.bilimvesaglik.com/psikiyatri/obsessif-kompulsif-bozukluk-saplantilar.html
  4. http://sunaalbayrak.info.tr/?p=287
  5. http://www.ilmedavet.com/vesvese-nedir.html
  6. http://www.sorularlarisale.com/kulliyat/73/ikinci_makam.html
  7. https://www.youtube.com/watch?v=IH4GGqqkO_Y

 

Eklenme Tarihi: 1 Şubat 2017
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,
Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın